Gelişmiş Arama
Ziyaret
7323
Güncellenme Tarihi: 2012/04/04
Soru Özeti
Neden biz Aşura duası secdesinde Allah’a bu musibet için şükretmekteyiz?
Soru
Aşura duasın secdesinde okuduğumuz " اللهم لك الحمد حمد الشاكرین على مصابهم " cümlesinin tam anlamı nedir? Neden biz Allah’a bu feci musibetten dolayı şükretmekteyiz ve bu secdenin sırrı nedir? Eğer Aşura duası secdesindeki bu tabirin açıklamasını Ehli Beyt (a.s) hadisleri eşliğinde irfan ve aşkın hikmet temelleri esasınca yaparsanız, daha fazla istifade edeceğim.
Kısa Cevap

Nimete şükretmek, hadis kaynaklarımızda özel bir yeri olan konulardandır.[1] Mümin ve muvahhit bir insan Allah ve yaratıklarına yönelik doğru bir bilgi ve marifete sahip olduğundan, Rabbi tarafından kendisine gelen her şeye şükreder; zira böyle bir insan her zaman ilahi vazifesini yerine getirir, ister tatlı olsun ve ister acı olsun tüm hadiseler karşısında teslim olur ve onları yetkinlik mesiri ve Allah’a yönelik seyir çerçevesinde değerlendirir. İmam Hüseyin (a.s) dokuzuncu günün ikindi vaktinde yarenleri içinde ilahi hamd ve övgüyü rahatlık ve rahatsızlık halinde yerine getirir: "احمده على السرّاء والضرّاء"[2]; Allah’a iyi ve uygun haldeyken ve rahatsız haldeyken şükrederim. İmamın yarenleri de ona yardım etme ve imamlarının yanında şehit olma şerefine nail oldukları için ilahi hamd ve övgüyü yerine getirdiler: [3] "الحمد للّه الذی أکرمنا بنصرک وشرّفنا بالقتل معک"; Sana yardım etmeyle bizi üstün kılan ve senin ile öldürülmeyle bizi şereflendiren Allah’a hamd olsun. Kanlı Kerbela hareketi her ne kadar bir açıdan acı verici bir musibet olsa da başka bir açıdan İslam ve Müslümanlar için büyük bir nimetti; çünkü Seyitlerin Efendisi (a.s) ve yarenlerinin kanının bereketiyle, İslam saptırılmaktan kurtuldu. İslam az kalsın Ümeyye oğulları, Ebu Süfyan ailesi ve özellikle Yezid’in eliyle saptırılacaktı ve Yezid ve taraftarı din adı altında istedikleri her şeyi halka ve topluma yutturacaktı. İmam Hüseyin’in (a.s) şehadeti bu büyük sapmayı engelledi ve bu şükretmeyi gerektirmektedir. Bundan dolayı, bizim perspektifimizde musibet Allah tarafından insana verilmiş bir nimettir. Kerbela kıyamı da bu açıdan Müslümanlar ve özellikle Şiiler için hayat yolu, hakkı savunma ve düşmanla mücadele etmede en üstün örnek olup ilahi büyük bir nimet ve lütuftur. Bu yüzden bu nimete şükretmek gerekmektedir.

Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.    

 


[1] Bkz: Kuleyni, Kâfi, c. 2, s. 94, Babu’ş-Şükr, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1365 ş.

[2] Makrem, Abdürrezzak, Maktelü’l-Hüseyin (a.s), s. 212, Müessesetü’l-Horasan lil-Matbuat, Beyrut, 1362.

[3] A.g.e. s. 215.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İkinci iş yapma hakkında fetva var mıdır? Veya ikinci işten elde edilen mal, dünyaya düşkünlük sayılır mı?
    6377 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/29
    İslam açısından iş sahibi veya ikinci bir işe sahip olmanın hiçbir sakıncası yoktur. İslam dini açısından beğenilmeyen, kınanan şey dünyaya düşkünlük, ona bağlanmak, maneviyat ve ahiretten uzaklaşmaktır ki bunlar bir işe sahibi olanlarda da görülebilir. Bir işi ve az bir geliri olanların içinde de dünayaya daha fazla ...
  • Eğer meseleyi bilmemeden ötürü ölüyü tahnit etmeksizin toprağa gömerlerse ne yapılmalıdır?
    7445 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Gusül aldırıldıktan sonra ölüyü tahnit etmek farzdır; yani ölünün alnı, el avuçları, diz kapakları ve ayaklarının büyük parmaklarının ucuna kâfur sürülmelidir.[1] Ama defin işleminden sonra ölünün tahnit edilmediğinin farkına varılırsa, beden kabirde kokmamış ve dağılmamışsa, kabrin açılıp kabirde tahnit işleminin yapılması fazdır ve onun ...
  • Namaz dinin direği ise neden fürû-u din’den sayılmıştır?
    9745 Eski Kelam İlmi 2010/10/12
    Usul-u din, insanın akıl ve idrakıyla kabul ederek İslam’a girdiği inançlar topluluğuna denir. İslam’agirildikten sonra insanın üzerine bir takım bireysel ve toplumsal vazifeler farz olur ki, onlardan biri namazdır. Namaz, ahkamın içinde çok önemli ...
  • İslam’ın intihar hakkındaki hükmü nedir?
    9073 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Kesinlikle her insanın hayatında dünyayı gözünde karanlık ve boş kılan rahatsızlıklar ve yenilgiler meydana gelmektedir. Bu durumda insanlar iki türlüdür: Bir grup bu sorunlar yumağından başı dik çıkmakta, tüm zorluklara göğüs germekte ve Allah’a tevekkül ederek yeniden yapılanmaya başlamaktadır. Bunun karşısında yer alan diğer grup ise eğilmekte, inzivaya çekilmekte ...
  • İslam dininin büyük ve görkemli evler hakkındaki görüşü nedir? Nasıl insanları ev yaparken ölçülü olmaya davet edebiliriz?
    2804 Hadis 2020/01/19
  • Neden biz Şiiler Hamd suresinden sonra “elhamdülillahi rabbi’l-âlemin diye söylemekteyiz?
    8783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Bizim ile Ehli Sünnet arasında bir takım şekilsel ihtilaflar mevcuttur. Ehli Sünnet mensuplarının el bağlayarak namaz kılması, onların abdest alma şekli ve bunun Şia ile farklılığı, fıkıh konularındaki bazı şekilsel ihtilaf noktaları olarak adlandırılabilir. Bu ihtilafların nedeni, bu sitedeki diğer sorularda detaylıca işlenen daha genel konulara dönmektedir. (1523, 248 ...
  • Gıybeti dinleyen gıybet edenin günahına ortak mıdır?
    3852 Gıybet, Hakaret Ve Gözetleme 2020/01/20
  • Acaba “aşura gününde insan kedisi için dua yapmamalıdır” şeklindeki iddia doğru mudur?
    6103 Pratik Ahlak 2012/09/15
    Dua kulun fakirane bir şekilde hak Teâlâ’yla irtibat kurup dünyevi ve uhrevi ihtiyacını gidermek için dilekte bulunmaktır. Her durumda kendine ve başkalarına dua yapmak beğenilmekte ve oldukça fazla fazileti ve sevabı vardır. Aşura gününde kedin için dua yapmanın hiçbir işkâlı yoktur. Bilakis aşura gününde yapılması ...
  • Hz. İsa’nın evlenmemesinin özel bir nedeni mi vardı?
    26719 Eski Kelam İlmi 2012/05/30
    Hz. İsa’nın evlenmesi konusunda dini öğretilerde işaret edilen bazı meselelere bakıldığında ilk anda Hz. İsa’nın evliliğe karşı olduğu düşüncesini doğurmaktadır. Ancak Kur’an ve rivayetlerin önemle yaptıkları tavsiyeler göz önüne alındığında ve Hz. İsa’nın (a.s) yaşamı incelediğinde Onun evliliğe karşı olmadığı görülecektir. Onun evlenmemesinin nedeni kendi özel yaşamının ...
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    5567 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...

En Çok Okunanlar