Gelişmiş Arama
Ziyaret
23468
Güncellenme Tarihi: 2009/07/08
Soru Özeti
Kadın hangi durumda erkekle eşit miktarda miras alabilir?
Soru
Kadınla erkek hangi durumda eşit payda miras alabilirler? Eğer bir toplumda, çalışan kadın sayısı erkekten çok olursa kadınla erkeğin mirası eşit mi olur?
Kısa Cevap

Genel olarak iki yerde kadınla erkek mirastan eşit miktarda pay alabilirler: 1- Anne ve baba (bir çok yerde), 2- Ölenin anne tarafından akrabaları

 

Çalışan kadın sayısı erkekten çok olması, mirasın az ya da çok olmasını gerektirmez. Elbette toplumun manevi açıdan ilerleyebilmesi için İslam, kadınların evinin dışında çalışmasını teşvik etmemiştir. İslam ailenin geçimini sağlamak görevini erkeğe yüklemiştir. Fakat bu söylediklerimiz hükmün illeti (nedeni) değil, hikmetidir.

Ayrıntılı Cevap

Genel olarak iki yerde kadınla erkeğin mirası eşit miktarda olabilir:

 

a) Anne ve baba bir çok yerde ölen çocuğundan eşit miktarda pay alabilir.[1] Eşit alamayacakları yerler ise şunlardır:

 

1- Ölenin anne ve babasından başka mirasçısı yoksa mal üç kısma ayrılır ve iki kısmı babaya, geriye kalan bir kısmı da anneye verilir. Ama eğer ölenin iki erkek kardeşi veya dört kız kardeşi ya da bir erkek kardeşi ve iki kız kardeşi olursa ve bunların hepsi ölenle aynı babadan olsalar -anneleri ister bir olsun, ister farklı- anne ve baba olduğu sürece (kardeş ve bacı) miras alamazlar. Ama onların olmasından dolayı anne malın altıda birini, geri kalanını da baba alır.[2]

 

2- Eğer ölenin yalnızca anne, baba ve bir kızı varsa, öte yandan ölenin aynı babadan iki erkek kardeş veya dört kız kardeşi ya da bir erkek kardeşi ve iki kız kardeşi varsa miras altı kısma bölünür, anne ve babadan her biri bir kısmını, kızı üç kısmını alır, geriye kalan bir kısım ise dörde bölünür, bir kısmı babaya, üç kısmı da kıza verilir. Örneğin ölenin malını 24 kısma bölünse, 15 kısmı kızın, 5 kısmı babanın, 4 kısmı da annenindir.[3]

 

b) Kadın ve erkek, ölenin anne tarafından akrabaları ise eşit miktarda pay alırlar. Bununda çeşitli şekilleri vardır, örneğin:

 

1- Anne tarafından olan erkek ve kız kardeş[4]

2- Anne tarafından erkek ve kız kardeşinin çocukları[5]

3-Anne tarafından amca ve hala[6]

4- Dayı ve teyze (anne veya baba tarafından ya da baba ve anne tarafından)[7]

 

Son iki şekilde vacip ihtiyata göre mirasın bölümünde birbirleriyle anlaşma yapmalıdırlar.[8]

 

Sorunuzun, “çalışan kadın sayısı erkeklerden fazla olduğu yerlerde kadınla erkeğin eşit oranlarda miras alacağı” bölümünden neyi kastettiğiniz fazla belli değil. Eğer kastınız onların kendilerine ait bir gelirleri olduğu ve ailenin geçimini üstlenmedikleri halde nasıl erkekle eşit oranda miras alabilirler? ise cevap şudur:

 

1- Eşit oranların olduğu yerler azdır.

2- Kadın ve erkeğin bazı yerlerde mirastan eşit miktarda pay almaları İslamın eksikliğine değil aksine onun kamil bir din olduğunu göstermektedir. Bu şekilde kadınlar, asıl vazifeleri olan çocukların terbiyesiyle rahatlıkla meşgul olacaklar.

 

Eğer kastınız, bu durumda kadınlar erkeklerle eşit şartlarda olduğu, onlarında evin geçimine katkı sağladığı ve onlar olmazsa aile büyük bir zarar görecekse neden eşit oranlarda mirastan pay alamasınlar? ise cevap şudur: İslama göre kadın ahlaki ve dini kurallara uyduğu sürece dışarıda çalışmasının bir sakıncası yoktur, ancak İslam toplumda ki önemli ve esasi meselelerden dolayı kadının evde olmaya, evin işleri ve sorunlarıyla ilgilenmeye teşvik etmiştir.[9] Zira ev işleriyle uğraşmak kadının hem duygu ve hislerine uygundur, hem de toplumun daha iyi bir geleceğe sahip olmasına yardımcı olmaktadır. Gelecek, bugün aile ortamında yetişip eğitilen küçüklerindir. Kadınların toplumdaki rolü çok önemlidir. Yani toplumun eğitim ve hazırlığının temeli kadınlar tarafından atılmaktadır. Bu hassas rolün yerine getirilebilmesi için onlardan dışarıda ki işler istenmemiştir. Bu yüzden ailenin geçimini sağlamak erkeklere verilmiştir. Doğal olarak böyle bir durumda erkeğin payı da fazla olacaktır.[10] Son olarak diyoruz ki, İslamın çeşitli hükümlerini yan yana getirdiğimizde, kadının mirastaki payının erkeğinkinin yarısı olması veya bazı yerlerde eşit olması bir hikmet üzerine olduğunu göreceğiz.

 

Kadının mirasta ki hakkı erkeğin hakkının yarısı olarak verilmiş ise eğer, ailenin geçimini sağlamak görevi de kadınlardan kaldırılmıştır. Bazı yerlerde miras kadınla erkeğin arasında eşit şekilde bölüştürülüyorsa kadını annelik görevine teşvik etmek gibi nedenlerden dolayıdır.

 

Buraya kadar söylediklerimiz neden değil hikmettir. Yani kadınla erkeğin mirasının eşit olmamasının nedeni yalnızca ailenin geçimini sağlamaktan dolayı değil ki bu neden ortadan kalkınca hükümde değişsin ve kadının hakkı erkeğinkiyle eşit olsun.



[1] - Tevzih-ul Mesail-i Meraci, c.2, Mesele: 2734, 2735, 2736, 2737, 2738

[2] - a.k. Mesele:2732

[3] - a.k. Mesele:2733

[4] - a.k. Mesele:2743, 2744, 2745

[5] - a.k. Mesele:2749

[6] - a.k. Mesele:2757

[7] - a.k. Mesele:2759

[8] - a.k. Mesele:2757-2759

[9] - Bu konuya örnek olarak şöyle bir hadis rivayet edilmiştir: Allah Resulü (s.a.a) Hz. Ali (a.s) ve Hz. Fatıma (s.a) 'nın arasında işleri bölüştürdüğünde şöyle buyurdu: “Evin işleri Zehra'nın üzerine, dışarıda ki işlerde Ali' nin üzerinedir.” Hz. Fatıma (s.a) böyle bir taksimi görünce şöyle buyurdu: “Böyle bir taksime ne kadar sevindiğimi ancak Allah bilir.” Bihar-ul Envar. c.34, s. 31 ve 81; Vesail-uş Şia, c.14, s.123; Tefsir-ul Burhan, c.1, s.282

[10] - Daha fazla bilgi için bkz: İslami Fıkıhta Kadın ve Erkeğin Miraslarının Farklı Oluşu, 116. soru, (site: 2207)

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kur’an’ın bakışında seçilmiş kavmin özellikleri nedir?
    14883 Tefsir 2011/01/20
    Seçilmiş kavim ve özellikleri ile irtibatlı olarak Kur’an ayetlerinin incelenmesinden elde edilen neticeler aşağıdaki hususlardan ibarettir: 1. Kur’an-ı Kerim peygamberlerin kavimlerinden hiçbir kavmi her açıdan ideal olarak tanıtmamıştır. Aksine birçok peygamberin kavimlerini yermiş ve cezalandırmıştır. 2. Kur’an-ı Kerim ...
  • Evlenmekle insanın mali durumu iyileşiyor iddia edilmektedir. Eğer gerçekten bu doğru ise neden evli olup fakir olanların sayısı oldukça fazladır?
    16246 Eski Kelam İlmi 2011/07/18
    İnsanların yaşam ve servet bakımından farklı olmaları yaratılışın başından beri Allah tarafından takdir edilmiş durumlardan bir durumdur. Ve Allah u Teâlâ insanları imtihana tabi tutmak için rızıklarında var olan bu farklılığı vesile kılmış. Bu esas gereğince dini rehberlerin (a.s.) evlenmeyi tavsiye ve teşvik etmelerinin delili insanların ...
  • Cemaat namazı niyetinde namaz rekâtlarının sayısı belirtilmeli midir?
    6186 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/12
    Asıl yanıta değinmeden önce niyette iki önemli konunun dile getirildiği noktasını hatırlamak gerekir:1. Niyette söz gerekli midir?2. Niyette muteber olan şeyleri dile getirmenin lazım olmadığı açıklığa kavuştuktan sonra[1] hangi şeylerin niyette gerekli ve muteber olduğu konusu ortaya çıkmaktadır. ...
  • Kur’an’la iç içe ve ona bağlanmanın yolları nelerdir?
    11117 Pratik Ahlak 2012/01/29
    Tilavet, ilahi niyetle, üzerinde düşünmeyle ve amelle birlikte olursa kendiliğinden Kur’an’ın cezzabiyetini artırır ve insanı ona bağlar. ...
  • Eğer su yoksa ve idrar yapılırsa namazı nasıl eda etmek gerekir?
    6282 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    İdrarın çıktığı yer su dışında başka bir şey ile temizlenmez ve eğer az su ile yıkanırsa iki defa yıkanması farzdır ama kur suyuna bağlı olan musluk suyuyla yıkanırsa bir defa yeterlidir.[1] Bundan ötürü biri idrar yaptığında idrarın çıkış yerini ...
  • İlahi nimetler ve belalar hakkındaki ayet ve rivayetler nasıl birleştirilebilir?
    10444 Tefsir 2010/11/27
    Her ne kadar bu iki grup nass birbiriyle çelişse de birazcık bir dikkatle onları birleştirmek mümkündür. Bu cümleden olmak üzere onların birleşme yönleri aşağıdaki hususlar olabilir:1. Ayette buyrulan bu sünnet bazı şartlara özgü ve diğer sünnet ise bir başka şartlara özgü ...
  • Fizik ve metafizik (doğaötesi) arasındaki fark nedir? Eğer doğaötesi doğa için had ve sınır ise, bunu nasıl açıklıyorsunuz?
    19378 İslam Felsefesi 2011/08/21
    Fizik ilahiyat ve riyaziyatın karşısında olup doğa anlamını taşır. Metafizik bugünkü felsefî manasıyla varlıktan salt varlık olması hasebiyle bahseden disipline denmektedir. Trans fizik veya doğaötesi ise Allah ve maveradaki varlıklardan söz eden disipline denmektedir. Fizik ile metafizik arasındaki ilişki de cüz ile külün arasındaki ilişkidir. Onun ile trans fizik ...
  • Yüz güzelliği için bir zikir var mıdır?
    65160 Pratik Ahlak 2011/07/21
    İslam’ın bakışında güzellik maddî güzellik ve manevî güzellik diye iki kısma ayrılır. Yüzün manevî güzelliği namaz gibi manevî hususlar vesilesiyle kazanılır. Yüzün maddî ve zahiri güzelliği ise doğal olarak maddî hususlar vesilesiyle kazınılır. Rivayetler perspektifinden manevî güzellik: Manevî güzellikte değişik amel ve zikirler etkilidir. İmam Sadık (a.s) bu ...
  • Dövme yaptırmak haram mıdır?
    7410 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/02/22
    Ayetullah el-Uzma Hadevi Tahrani’nin cevabı:Bedene zararı yoksa, müstehcen şekiller olmazsa ve insanın şahsiyetini düşürmezse sakıncasızdır. ...
  • Alkollü içecek servis edilen bir mekânda çalışmanın sakıncası var mıdır?
    23657 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Sorduğunuz sorunun mevcut fıkhî hükmünü istemeniz hasebiyle, mercilerin bürolarından bunu sormayı gerekli gördük. Alınan yanıtların açıklaması şudur:Hz. Ayetullah Uzma Sistani’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Alkollü içecek veya diğer haramlar alanında çalışmamanız ve sadece helal maddeler bölümünde çalışmanız şartıyla bir sakınca taşımaz. Hz. Ayetullah Uzma Mekarim Şirazi’nin (ömrü ...

En Çok Okunanlar