Gelişmiş Arama
Ziyaret
11505
Güncellenme Tarihi: 2008/04/10
Soru Özeti
Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
Soru
Günahı ne olduğunu sormak istiyordum. Günah başkaların ve ya kendi haklarımızı ihlal eden bir amel değil midir? Sizin bu konu da düşünceniz nedir ve günahtan kurtulmanın yolları nedir?
Kısa Cevap

Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;

1 Günahı Hakikati:

Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.

Günah işleyen kul şehvetini ve gazabını aklının yerine oturtuyor ve aklına itaat etmesi gereken bu iki duygu; şehvet ve gazabı, akıla hüküm ediyor.

Böyle bir insan akıllıca ve dürüstçe olması gereken amellerinin yerine şehvetin ve gazabın isteklerinin koymuştur. Böyle biri kendisine hıyanet etmiştir.

2 Günahın Etkileri: Günahın kötü etkileri bireysel ve toplumsal olarak ikiye ayrılır:

Günah ruhu kirleten kalbi karartan bir kötülüktür. İnsanın ruhunda büyük sırlar yatmaktadır, günahlarla ruhunu kirleten insanlar bu ilham kaynağından faydalanamazlar, çünkü kalbi şeytanın yuvası olmuştur. Günahkâr kimse günahları ve kalbinin kararması sebebiyle hiçbir zaman ibadetten bir tat alamaz.

Günahın toplumsal etkileri; Günah toplumu bozar, suçların ve cinayetlerin artmasına neden olur. Fertlerin olumlu faaliyetlerini kısıtlar ve gelişmelerin önünü alır

3 Günahın kaynağı; Din Bilginleri gaflet ve cehaleti günahın önemli iki kaynağı olarak zikretmişlerdir. Düşmanın en önemli ve etkili silahı gaflettir. Şeytan birini gaflet hastalığına duçar edebilirse artık onun için daha fazla zahmet çekmesine ve günahları süslemesine ihtiyacı kalmaz. Cehalet fesadın yayıldığı çeşmedir. Cehaletin kısımları farklıdır; insani değerlere cahil olmak, iffetin değerine cahil olmak, günahın sonuna cahil olmak ve ilahi emir ve yasaklara cahil olmak gibi.

4 Günahtan kurtulmanın yolları; tövbe ve istiğfar;

1 tövbe "dönmek" anlamına gelmektedir, kul Rabbine döndüğü zaman tövbe eder. Allah Teala Kur'an'ı Kerim’de bütün müminlere tövbe etmelerini emrediyor.

2 Allah'ı unutmamak

3 Günahı unutmamak

4 İnsanın iradesi

Ayrıntılı Cevap

Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevlanın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.

Yani Rabbin ve yaratıcının gözünde beğenilmeyen ve çirkin amelleri yapmaktır. Yada Rabbin emrettiği işleri yapmamaktır. Kötü işlerde fesat olduğu için nehy edilmiştir ve iyi işlerde zaruri faydaları olduğu için emredilmiştir. Öyleyse günah kullukla bağdaşmayan bütün hareketlerdir. .

Günah işleyen kul şehvetini ve gazabını aklının yerine oturtuyor ve aklına itaat etmesi gereken bu iki duygu; şehvet ve gazab, akıla hüküm ediyor. Şehvet ve gazap insanın emiri olursa yapacağı bütün işler bu iki duygunun isteği doğrultuda olması gerekir bunlarda insanı günaha sürükler, insanda itaat eder.

Böyle bir insan başkalarına hıyanet ettiği gibi kendisine de hıyanet eder, çünkü o, akıl ve fikir yerine vahimlerini ve zanlarını koymuş; akıllıca ve dürüstçe olması gereken amellerinin yerine de, şehvetin ve gazabın isteklerinin koymuştur. Böyle biri kendisine hıyanet etmiş aklını ve fikrin yerini gasbetmiştir.[1]

Şeytanın tuzağı: Günah.

Ehli-beyt'en gelen rivayetlerde günahlar şeytanın tuzakları ve dünya cilveleri şeytanın vesvesesi olarak tabir edilmiştir. Yani günahlar şeytanın insanları avladığı tuzaklar, ve ipleridir. Elbette şeytanın ipleri ve tuzakları çeşit çeşit ve rengarenktir. Herkesi için kendine has bir yöntemi vardır; bazısını zenginlikle bazısını makam ve mevki ile bazılarını da şehvetleriyle aldatır.

Cehennem ateşi lezzetlerle şehvetlerle çevrilmiş, karışmıştır. Şöyle ki bu tuzakların içi ateş dolu iken dışarıdan insanların lezzetlerine ve şehvetlerine hitap eder ve bu zahir aldanan insanlar ateş dolu tuzaklara yakalanmış olur.[2]

Günahın eserleri:

Günahın kötü eserleri bireysel ve toplumsal olarak ikiye ayrılır;

1 Günahın bireysel olan etkileri :

1 Günah ruhu kirleten bir kötülüktür. İnsan günahın etkisiyle ne rahat bir uykusu vardır ne de güzel bir ayıklığı ki marifetini artırsın güzle şeyler öğrenebilsin yada başkalarına bir şeyler öğretebilsin. İnsanın ruhunda büyük sırlar yatmaktadır, günahlarla ruhunu kirleten insanlar bu ilham kaynağından faydalanamazlar. Allah'a ulaşmak isteyen kullar bütün amellerine dikkat etmeleri öğütlenmiştir, çünkü ancak bu şekilde kendi kalp ve ruhlarının sırlarına vakıf olur ilahi ilhamları duyabilirler.[3]

2 İnsan şeytanın emri altına girdiği, onun vesveselerini kabullendiği ve ona göre amel ettiğinde kalbi şeytanın yuvası olur. Bu konu Kur'an ayetlerinde[4] söz konusu olmuştur; yalan konuşan ve yalanı insanlar içinde yayan birinin kalbi şeytanın yeri olmuştur. Ama emin ve doğru konuşan bir böyle bir durumdan münezzehtir.[5]   

3 Günah marifetin hicabıdır. İnsan günahın etkisiyle Allah'ı unutur ve bu gaflet onun marifetinin hicabı olur ve o kendinin de tanımaktan aciz olur.[6]

 Kendini günaha kaptıran biri varlığını tehlikeye atmış ve kendisini çözülemez zincirlere vurmuştur, artık cehennem ateşi bile bu zincirleri çözemez.[7]  

4 Günahın bir diğer eseri de insanın Allah ile münacattan lezzet almaktan mahrum olasıdır. O günahları ve kalbinin kararması sebebiyle hiçbir zaman ibadetten bir tat alamaz. Şeyh Sedug (rh) değerli kitabı " Ettevhid" de sekizinci imamdan şöyle rivayet eder: " Allah teala niye bizlerden gizlidir ? sorusuna şöyle cevap verdi; Allah gizili değil ancak siz günahlarınızın sebebiyle onu göremiyorsunuz, günah bir perde gibi fıtrat aynasının önünü örter ve insan fıtrat gözü ile Allah'ı müşahede edemez.[8]

İslami rivayetlerde günahın hicap olması konusunda bir çok hadis nakledilmiştir. Örnek olarak Resulu Ekrem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir; insan günah işlediğinde kalbinde siyah bir nokta oluşur eğer tövbe eder ve tekrar günah işlemezse kalbi temizlenir ama günaha devam ederse bu siyah nokta büyür ta ki bütün kalbini kaplar.[9]

Başka bir hadiste " Günahların çokluğu insanın kalbini fasit eder ve öldürür." Deye buyurmuştur. Ve sekizinci imamdan şöyle nakledilmiştir: Günahtan daha kötü bir şey kalbi bozmaz, günah kalbe işler ve zamanla kalbi tamamen kaplar. İmam Sadık (a.s) buyurmuştur; " size vasiyetim takva ve günahlardan kaçınmaktır ve ibadete önem vermektir, bilin ki günahtan kaçınmadan yapılan ibadetin faydası yoktur.

Peygamberimizin Ebuzer'e buyurdukları hadislerden birinde şöyle nakledilmiştir; " Dinin aslı günahı terk etmektir ve dinin sırrı Allah'a itaat etmektir. Şunu bil ki namaz kılmakla belin yay gibi bükülse, oruç tutmaktan ok gibi incelsen ama günahları terk etmemişsen hiçbir fayda bulamazsın. Ey Ebazer dünyada zahitliği ve haramdan kaçınmayı seçenler gerçekten Allah'ın dostlarıdır.[10]

5 Kıyameti İnkar Etmek

Günah kıyameti bilmenin fayda ve eserini ortadan kaldırır, insan kıyamete alim olabilir ama bu bilgisi günah ve şehvet örtüsünün altında defne olmuşsa böyle bir ilim insana hiçbir fayda veremez.[11]

 Mutaffifin suresinde[12] bu konuya işaret edilmiştir. Kıyameti tamamen inkar edenler hakkında şöyle buyuruyor; " Kıyametin delileri açıktır, sadece haddi aşanlar ve günahkarlar onu inkara kalkışır. Onlar ilahi ayetler karşısına hiçbir zaman teslim olmazlar, ilahi ayetler onlar okunduğu zaman; " Bular eskilerin hikayeleridir." diyerek inkar ederler. Kur'an'ı Kerim açık bir şekilde şöyle buyuruyor: " Onarın zannettikleri gibi değil! Bu sözlerin sebebi, onların kalplerin kirleten kötü amelleri ve günahlardır." Bu ayetten açık bir şekilde anlaşılıyor ki günah kalbin sefasını alıyor öyle ki hakikatleri göremez oluyor. Yoksa Allah'ı ve kıyameti anlatan hak ayetler çok açıktır.[13] 

Günahın toplumsal etkileri

Günah toplumu bozar, suçların ve cinayetlerin artmasına neden olur. Fertlerin olumlu faaliyetlerini kısıtlar ve gelişmelerin önünü alır. Batı toplumunda dahi günahkâr ve fasit şahıslar saygın bir konuma sahip değiller.

Günahın kaynağı gaflet ve cehalettir.

 Düşmanın en önemli ve etkili silahı gaflettir. Şeytan birini gaflet hastalığına duçar edebilirse artık onun için daha fazla zahmet çekmesine ve günahları süslemesine ihtiyacı kalmaz. Cehalet fesadın yayıldığı çeşmedir. Hz. Yusuf'un hikayesini anlatan ayetler gösteriyor ki günaha bulaşmış aşklar ve cinsi sapıklıklar cehaletten kaynaklanıyor. Cehaletin kısımları farklıdır; insani değerlere cahil olmak, iffetin değerine cahil olmak, günahın sonuna cahil olmak ve ilahi emir ve neyhlere cahil olmak.[14] 

Günahtan kurtulmanın yolları

Günahtan kurtulmak için birkaç yol zikredebiliriz:

1 Tövbe[15] ve istiğfar[16]; tövbe "dönmek" anlamına gelmektedir, kul rabbine döndüğü zaman tövbe eder. Allah Teala Kur'an'ı Kerimde bütün müminlere tövbe etmelerini emrediyor.

2 Allah'ı unutmamak[17]

3 Günahı unutmamak[18]

4 İnsanın iradesi[19]



[1] Cevadi Amuli, Abdullah, Kur'an'da Ahlaki basamaklar, s 332-334

[2]  Nehcul Belağe, 176 hutbe; Cevadi Amuli, Abdullah, Kur'an'da Ahlakın temelleri, s 318, Molla Mehdi Neragi, Camius Seadat, s 194, Cevadi Amuli, Abdullah, Tensim, s 400

[3]  Cevadi Amuli, Abdullah, Kur'an'da Ahlaki basamaklar, s 155-159

[4] Şuara 221-222

[5] Cevadi Amuli, Abdullah, Kur'an'da Ahlakın temelleri, s 112

[6]  Mücadele 19

[7] Cevadi Amuli, Abdullah, Kur'an'da Ahlakın temelleri, s 235-236

[8] Tevhidi Seduk s 252, Cevadi Amuli, Abdullah, Kur'an'da Fıtrat, s 103

[9] Tefsiri Gurtubi, c 10, s 705, Ruhul Meani, c 30, s 73

[10] Kuleyni, Usulu Kafi, c 2, Babuz Zunub, rivayet 1 ve 13, Mekarim Şirazi, Kur'an Mesajı, c 1, s 360-367, Durul Mensur, c 6, s 326, Alemle Meclisi, Hilyetil Muttakin, s 98

[11] Casiye 23, Cevadi Amuli, Abdullah, Tefsiri Tensim, c 2, s 203

[12]  Mutffifin 11-14

[13] 13 Mekarim Şirazi, Kur'an Mesajı, c 1, s 361, Tefsiri Fhar Razi, c 31, s 94

[14] 14 Cevadi Amuli, Abdullah, Tefsiri Tensim, c 3, s 397, Mekarim Şirazi, Kur'an Mesajı, c 1, s 88

[15] Nur 31

[16] Nehcul Belağe, s 128, hikmet 409, Molla Ahmet Neragi, Miracus Saadet, s 669, Şehit Mutahhari, Ahlak Felsefesi, s 164

[17] Cevadi Amuli, Abdullah, Ahlakın temelleri, s 55-56

[18] Cevadi Amuli, Abdullah, Ahlakın temelleri, s 55-56

[19] Ahzab 41,) ( 20 bk: Hidayet ve İhtiyar, İzlal, İnsanın rızktaki rolü…

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yemek yemek için ev sahibinden izin almak gerekir mi?
    6842 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/02/14
    İslami açıdan insanın yemeğinin helal ve pak olmasının yanı sıra mubah da olması gerekir yani o yemeğin sahibi de razı olmalıdır ve biz de onun razılığını bilmeliyiz. Başkalarını malını izinleri olmaksızın kullanmak haramdır. Ancak bir kimse başkasını yemek için evine davet etmiş yemek sofrasını açmış veya bir bağ sahibi ...
  • Bu asırda kızları köleliğe çekmek caiz midir?
    6938 Eski Kelam İlmi 2011/10/23
    Her şeyden önce köleliğin İslam dini tarafından temelleri atılan bir kurum olmadığını, bilakis bu fenomenin İslam’ın doğduğu çağda dünyanın tüm bölgelerinde yaygın olan bir realite olduğunu bilmeliyiz. İslam köle sahiplerine ciddi bir zarar vermeksizin ve mevcut toplumsal dengeyi ani ve hızlı bir girişimle ortadan kaldırmaksızın imkânların elverdiği ölçüde ve ...
  • Çocukken bir defa kız kardeşimin sütünü içmiş olan amcakızım ile evlenebilir miyim?
    7868 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Allah gerçekleşmeden önce insan amelini nasıl bilmektedir?
    6359 Eski Kelam İlmi 2011/08/21
    Bizim için böyle bir sorunun meydana gelmesinin sebebi, Allah ile zaman arasındaki bağı doğru anlamamamızdır. Allah ezeli, ebedi ve zaman üstüdür; yani Allah zamanı kuşatmıştır ve onunla sınırlı değildir. Esasen Allah geçmişte gelecek hakkında bilgi sahibidir diye bir şey söylememiz doğru değildir; çünkü Allah için geçmiş ve gelecek diye ...
  • Eğer birisi ramazan ayında tutmamış orucunu bir sonraki ramazan ayına kadar kaza etmezse hükmü nedir?
    6682 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2015/09/14
    sorunuzun üç sureti var: biz mercii taklitlerin görüşlerini dikkati nazarda tutarak sorununuzun her bir suretini ayrı ayrı cevaplandırırız. Bir: eğer hastalıktan ötürü orucunu tutmamış ve hastalığı bir sonraki ramazana kadar devam etmişse, tutmamış oruçlarının kazası farz değildir ve her gün yerine yaklaşık on sir (750 gram) denkliğinde ...
  • Eğer bir kız ve erkek evlenmeyi kararlaştırırlarsa ve aralarında ilişki olursa, ama erkek ahdine vefa göstermez ve kızı terk ederse günah işlemiş sayılır mı?
    9322 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam ahit ve anlaşma dini olup ahde vefa göstermeyi müminlerin alamet ve sıfatlarından biri saymaktadır. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: Müminler şart ve taahhütlerine bağlıdır.[1] Maalesef bazı insanlar bu önemli hususa bağlı değildir ve menfaat, heves ve arzularının ...
  • Ben hastayım ve cep haclığımı da babamdan alıyorum. Bunun dışında param yoktur ki orucumun kefaretini verebileyim, Acaba yine orucumun kefaret üzerimde farz mıdır? Bu senenin kefaret miktarı kaç tümendir?
    6170 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/14
    Fukahanın (fıkıh âlimleri) fetvası esasınca orucunu kasten (amdi olarak) ve her hangi bir mazereti olmaksızın yiyen bir kimse üç çeşit kefaretten birisini seçmek arasında muhayyerdir. Birincisi: Bir köle azat etmek. Günümüz dünyasında köle konusu mevcut olmadığından dolayı bu şık kendiliğinden devre dışı kalıyor.
  • İmam Ca'fer Sadık'a göre Kur'an karisinin özellikleri
    12688 Kur’anî İlimler 2011/07/19
    İmam Cafer Sadık (a.s) Kur'an karisi için bir takım özellikler ve vasıflar zikretmiştir. Bu cümleden şu vasıfları zikredilebilir: Ehl-i Beyt'in velayetini bilmesi, Kur'an'ı doğru okuması, Kur'an'ı okurken ondan etkilenmesi, abdestli olması, doğru bir kimse olması ve yağcılıktan uzak durması, Kur'an'a karşı tevazu ve huşu göstermesi, ilim öğrenmek yolunda çaba göstermesi, ...
  • Hangi surede hay ve kayyum sıfatları yer almaktadır?
    17459 Tefsir 2010/11/08
    Hay ve kayyum Yüce Allah’ın iki zatî sıfatıdır. “Hay” “diri” manasında ve “kayyum” da “zatıyla kaim olan ve başkalarının kendisiyle kaim olduğu varlık” anlamındadır. Bu iki sıfat beraber bir şekilde Kur’an surelerinin üç ayetinde yer almaktadır:1. Bakara suresi 255. ayet: “
  • Dinin afetleri nelerdir?
    12217 Din Felsefesi 2010/08/22
    Din, kendisinde hata, yanlış, hasar ve afetin yer alamayacağı kutsî ve ilahî bir olgudur. Hata ve yanlış yapma beşerî hususlarla ilgilidir. Din ve dindarlığın hasarlarını bilme bahsindeki hasar ve afet, dinin hakikatiyle ilgili değildir. Bilakis insanların dine bakış tarzları, insanın dini anlama ve telaki etme şekli, ...

En Çok Okunanlar