Gelişmiş Arama
Ziyaret
9946
Güncellenme Tarihi: 2012/07/24
Soru Özeti
Simurg’un çığlığı risalesini kim yazmıştır? İçeriği nedir?
Soru
Simurg’un çığlığı risalesini kim yazmıştır? İçeriği nedir?
Kısa Cevap

“Simurg’un çığlığı” risalesinin yazarı, Şeyh’i İşrak adıyla tanınan Şababuddin Yahya b. Habeş b. Emirek Ebul-futuh Sohreverdidir.

“Safir” her türlü latif ve içeriğinde söz olmayan ve iki dudak arasından çıkan uzun ses ve ahenge denir[i] ve “Simurg (Anka kuşu)” ise kuşların efsanevi kralları olan bir kuştur. İrfan boyutunda ise kâmil insan veya pir’den kinayedir. Bu ve diğer kuşların hikâyesi, Fars edebiyatı ve irfan kitaplarında çokça zikredilmiştir.

Şeyh’i İşrak, Sohreverdi, bu risalede Seyri  Suluk’a mana katmış ve Allah’a doğru seyreden kimsenin ruhî haletlerini, bu yolda oluşan durumları, tehlikeleri ve engelleri beyan etmiştir.

 


[i] Ebcedi Arapça-Farsça Sözlüğü, S. 555, “Safere” kelimesi ve S. 556, “Es-Safir”; El-Mufredat fi Garib’il-Kuran, S. 487, “Es-Safir” kelimesi; Lisan’ul-Arap, C.4, S. 460, “Es-Safir” kelimesi

 

Ayrıntılı Cevap

“Simurg’un çığlığı” risalesinin yazarı, Şeyh’i İşrak adıyla tanınan Şababuddin Yahya b. Habeş b. Emirek Ebul-futuh Sohreverdidir. “Simurg’un Çığlığı” Farsça olarak yazılmıştır.

Bu risalenin muhtevası kısaca şöyledir:

  1. “Safir” her türlü latif ve içeriğinde söz olmayan ve iki dudak arasından çıkan uzun ses ve ahenge denir[1] ve “Simurg (Anka kuşu)” ise kuşların efsanevi kralları olan bir kuştur. Bu ve diğer kuşların hikâyesi, Fars edebiyatı ve irfan kitaplarında çokça zikredilmiştir.[2]
  2. Simurg, irfanda latifi ıstılahlardan biri olup, pir[3] veya kâmil insan’ dan kinayedir.[4]
  3. Bu risalede yazar, Seyri Suluk’a mana katmış ve onda Allah’a doğru seyreden kimsenin ruhî haletlerini, bu yolda oluşan durumları, tehlikeleri ve engelleri beyan etmiştir. Şeyh’i İşrak, bu risalenin bir bölümünde şöyle yazıyor: “ Önsözde bu değerli kuşun (Anka kuşu) haletlerini zikredeyim. Aydınlanan insanlar, her an (Hüdhüd[5], bahar mevsiminde yuvasını terk eder ve gagasıyla tüylerini ve kanatlarını yolarak Kaf dağına yol alır.) Kaf Dağı’nın gölgesi şimdiki zaman birimiyle bin yıl “وَ إِنَّ يَوْماً عِنْدَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ[6] üzerlerine düşer ve bu bin yıl, hakikat ehlinin takvimine göre doğudan doğan yüce Lâhut ile bir sabah demidir. Bu zaman zarfında Anka kuşu olur ki uyuyanları uyandırır. Onun ikametgâhı Kaf dağıdır ve çığlığı herkese ulaşır. Ama onu duyan azdır. Herkes onunladır ama çoğunlukla ondan gafildirler.”[7]

Bu risale, her biri birkaç fasıldan oluşan iki bölümden oluşur:

Birinci bölüm: bu bölüm konunun temel esaslarını içerir ve üç fasılda toplanmıştır. 1. “Bu ilmin genişçe anlatımı.” 2. “Bedaya ehline malum olanlar.” 3. “Sekiyne.”[8]

Örnek olarak, bu bölümün ikinci faslı İlahi Seyri Suluk yolunun başlangıcında riyazet ve zikir ile meşgul olanlar ile ilgilidir. Allah’a doğru ilerleyen bu Saliklere ilahi nurlar zahir olur. Şeyh’i İşrak, bu bölüm için “bedaya ehline malum olanlar” tabirini kullanmıştır.[9]

İkinci Bölüm: Konunun hedefleri ile ilgilidir; ve üç fasıldan oluşur: 1. “Fena.”, 2. “ilmi artanın irfanı da artar.” 3. “Kulun haktan lezzet alması.”[10]

 


[1] Ebcedi Arapça-Farsça Sözlüğü, S. 555, “Safere” kelimesi ve S. 556, “Es-Safir”; El-Mufredat fi Garib’il-Kuran, S. 487, “Es-Safir” kelimesi; Lisan’ul-Arap, C.4, S. 460, “Es-Safir” kelimesi.

[2] Bu konuda www.noormags.com adresindeki Simurg kuşu adlı makaleye baçvurabilirsiniz. Örnek; Menzevi, Ali Naki, “Si Murg ve Simurg”; Şefii Kedkeni, Muhammed Rıza, “Simurg”; Nucumi Mehtab, “İran Kültürü’nün Gölgesi Efsanesi: Simurg”; Nevruzi Penah, Ali, “Simurg”

[3] Pîr irfanda kemale eren arif anlamındadır. Zamana ihate etmekten kinayedir, yaşın çokluğundan değil.

[4] Seccadi, Seyit Cafer, İslami Öğretiler Sözlüğü, C.2, S. 1030, Tahran Üniversitesi Yayınları, üçüncü baskı, 1373 h.ş.

[5] Allah’a giden salik için bir şifredir.

[6] “Rabbiniz katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.” Hac Suresi 47

[7] Şeyh’i İşrak, Mecmua’yı Müsennifat’i Şeyh’i İşrak, Henry Corben ve Nasr, Seyit Hüseyin ve Habibi’nin tashih ve önsözüyle, Necefkali, C. 3, S. 314 ve 315, Kültürel Çalışma ve Araştırmalar Merkezi, Tahran, ikinci baskı, 1375 h.ş

[8] Aynı kaynak, S. 316

[9] Aynı kaynak, S. 319

[10] Aynı kaynak, S. 319

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İslam dini niçin var?
    13395 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6096 Pratik Ahlak 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Acaba kadın yargıç olabilir mi?
    11168 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/06
    Fakihler ve din uzmanları kadının yargıç olması gibi bazı konular hakkında farklı görüşlere sahiptirler. Bu gibi konular, dinin zaruri ve zorunlu konularından sayılmamaktadır.Kadının yargıç olamayacağını söyleyenler, bu hususta nakledilen rivayetlere ve icma delililine dayanmışladır.
  • Sonucun öznesel nedene muhtaç oluşunun ölçüsü sadece varlıksal yoksulluk mudur? Yoksa tam neden için de yeterli midir? Felsefî kavramların neden tür ve ayrımı bulunmamaktadır? Ve…
    5633 İslam Felsefesi 2011/09/21
     Aşağıdaki noktalara dikkat etmek, yanıtı kavramada size yardımcı olacaktır.      1. Tüm nedenler öznesel nedene döndüğünden bu konuda tam neden ile öznesel neden arsında bir fark bulunmamaktadır.2. Felsefî kavramlar varlıktan alınmıştır ve varlığın mahiyeti yoktur. Tür ve ayrım mahiyetin kısımlarıdır ve mahiyetten yoksun bir şey mahiyetin kısımlarından da ...
  • Raksetmenin haram olduğunu söyleyen hadisleri senetleriyle beraber zikrediniz.
    7034 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Velayet-i fakihi dile getiren rivayetler veliyy-i fakihin bir olmasını da yansıtmakta mıdır?
    6332 Düzenler 2012/06/16
    Rivayetler ve velayet-i fakihin kelam eksenli diğer referanslarından veliyy-i fakihin bir veya çok oluşu anlaşılmamaktadır. Düzenin korunması ve kaosun engellenmesi durumunda birkaç fakihin ayrı bir şekilde veya şura şeklinde velayetlerini icra etmesi mümkündür. Şura türü İslam cumhuriyetinin ilk anayasasında (1980) mevcut idi, lakin bir takım sorunların önüne ...
  • Vesilelerin Allah'a Yakınlaşmakta ki Önemi Nedir?
    12727 Eski Kelam İlmi 2009/12/20
    Vesilenin çok geniş manası vardır. Allah'a yakınlaşmaya neden olan her şey ve her işe şamil olmaktadır. Dünya yaşayışı, insanların hidayeti ve ilerlemesi için sebep ve sonuç düzeni üzerine kurulduğu, yine insanların doğal ihtiyaçları maddi sebeplerle karşılandığı için Allah'ın, hidayet, mağfiret, bağışlanma, yakınlaşma ve ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7133 Eski Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Humus yılının başlangıcından birgün önce alınan yiyeceklerin humusunun verilmesi neden gereklidir?
    5580 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/14
    Herkes humus yılı boyunca şanına uygun şekilde ve israf etmeden gelirinden yaptığı -ailesine yiyecek almak gibi- harcamalarına humus gelmez. Ancak humus yılının sonunda humus yılından birkaç gün önce alınmış olsa bile bu yiyeceklerden fazla kalan kısmının humusunu vermesi gerekir. Zira sonuçta elindeki sermayeyle onları almıştır. Almasaydı ve ...
  • Kendimden nasıl şehvani düşünce ve hayalleri uzaklaştırmalıyım?
    46781 Pratik İrfan 2011/10/29
    Şeytansal fikirler ve düşünceler herkesin zihnine hutur ediyor. Ama insan bu fikir ve düşüncelerin yerini dolduracak ve insanı iyiliklere sevk eden başka düşünce ve fikirler bulmalıdır. Böylece insanı pislik ve kötülüklere duçar etmeden bu şeytansal fikirlerin önünü kesip onlardan fasıla almalıdır. ...

En Çok Okunanlar