Gelişmiş Arama
Ziyaret
18504
Güncellenme Tarihi: 2011/10/20
Soru Özeti
Hangi bakışlar haram ve günah sayılıyor?
Soru
Tahran gibi Şehirlerde hicabı düzgün olmayan kadınlar var olmakta ve günün ilk saatlerinden ta son saatlerine kadar hicapları düzgün olmayan kadınlarla çok karşılaşıyoruz. Acaba bu durumda günaha duçar olmuş olur muyuz veya olmuyor muyuz?
Kısa Cevap

Allahu Teala kuranı kerimde namahreme bakmak hakkında şöyle buyurmaktadır: “kul lil müminine yeguddu min ebsarihim yani Müminlere deki; namahreme bakmaktan gözlerini sakınsınlar[1] Ve kul lil mü'minati yağdudne min ebsarihinne” yani “Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar[2]

İmam Cafer Sadık da bu konuda şöyle buyurmuş: “namahreme bakmak şeytanın zehirli oklarındandır. Bir bakış çok uzun bir hasreti geride bırakabilir[3]

İslam şeraitinde haram olan bakış şudur: Namahrem kadının (yüzü ve elleri hariç) bedenine bakmak ister lezzet kastını içersin ister içermesin haramdır. Hakeza; onun ellerine ve yüzüne bakmak lezzet kastını içerirse veya harama sevk edeceğinden korkuluyorsa haramdır. Hakeza; kadının namahrem olan erkeğin (yüzü, boyunu, elleri ve ayaklarının bir miktarı hariç)[4] bedenine bakması ister lezzet kastıyla olsun ister lezzet kastıyla olamasın haramdır. Parantez içinde zikredilen yerlere de şehvet kastıyla olursa ya harama sevk edileceğinden korkuluyorsa haramdır.

Konunun aydınlanması için yasak ve haram olan bakış çeşitlerini burada zikredeceğiz: Haram bakışlar şunlardan ibarettir: 1- Yüzünü makyaj ve güzelleştirmiş kadının yüzü. 2- Kadının ziynet ve altın ziynetleri, 3- Tanık kadının hicapsız fotoğrafı, 4- Harama sürükleyecek şehvet içerikli bakış, 5- Namahrem erkeğin (elleri ve yüzü hariç) bedeni. Elbette bu meselede taklidi merciler arasında ihtilaf var ki 4. Dip notta beyan edilmiştir. 6- Namahrem kadının (elleri ve yüzü hariç) bedeninin her yeri, 7- Şehvet karışıklı bakışlar (yüzü ve ellere hata kendi hemcinsine olsa bile).[5]

İstifta edilmiş aşağıdaki iki fetvaya dikkat edilmesi konuyu daha net bir şekilde aydınlığa kavuşturur:

Soru 1: Birisi evlenmek istiyor, beğenip sonra istemeye gitmek için lezzet kastı olmaksızın (örneğin sokaklarda dolaşan) kadınların yüzüne ve saçlarına bakabilir mi?

Cevap: Bütün taklidi merciler: Bu tür bakış caiz değildir.[6]

Not: Onunla evlenmek kastıyla kadının bedenine bakmanın şartları var. Sorulan soru bu konuda belirtilen şartların dâhilinde değildir.

Soru 2: Kadının çıkıntılı ( göğüsleri ve arka kısmı gibi) yerlerine elbiseli ve mantolu olduğu halde bakılması caiz midir?

Cevap: bütün taklidi merciler: Lezzet kastıyla veya harama düşeceğinden korkuluyorsa bu gibi yerlere bakmak caiz değildir.[7]

Yukarıdaki fetvalara dikkat edildiğinde şunu anlıyoruz: Evlenme kastıyla lezzet içeriksiz olsa bile (örneğin sokaklardaki kadınların) yüzlerine ve saçlarına bakmak ve hakeza Kadının çıkıntılı ( göğüsleri ve arka kısmı gibi) yerlerine elbiseli ve mantolu olmasına rağmen bakılması caiz değildir. Namahrem kadının haram hata caiz olan yerlerine bakılması lezzet ve şehvet karışıklı olursa haram olması daha evla olacaktır.

Ama sokaklarda ve iş yerlerinde zaruretten dolayı hicabı düzgün olmayan namahrem kadınlarla karşılaşıldığı durumlardaki ilk bakışlar mukaddes İslam şeraitince haram değil. Ama eğer bakmaya devam edersen günah işlemiş olacaksın.

Buna rağmen mümkün derecede ve ihtiyaç duyulmadığı sürece günah işleme ve kirliliklere bulaşma ortamı olan yerlerden geçmemek ve oralardan sakınmak tavsiye edilir.



[1] Nur 30.

[2] Nur, 31.

[3]Bihar”, c. 101, s. 40.

[4] Bu bağlamda taklidi merciler arasında görüş birliği bulunmamaktadır. Aşağıdaki soruya dikkat ediniz:

Soru: Kadının namahrem kadının dirsek ve pazısına (dirseklerden yukarı kısma) bakmanın hükmü nedir?

Cevap:

Ayeytullah’el uzma Behcet: İhtiyati vacip gereğince caiz değildir.

Tebrizi, Sisitani, Fazıl Lenkerani, Mekarım, Nuri ve Vehid: Lezzet kastını ve günaha düşme korkusu yoksa sakıncası yoktur. Bkz: “risale’i danışcu”, ahkami nigah, s. 202.

[5] Bkz: “risale’i danışcu”, ahkami nigah, s. 202.

[6] Mekarım, “telikatu’alal-urvetil-vuska”, mesele: 26; “istiftaat”, c. 1, s. 816; Fazıl, “telikatu’alal-urve”, c. 2, s. En-nikah, mesele: 26; Safi, “hidayetul ibad”, c. 2, en-nikah, mesele: 28; İmam Humeyni; “tahrirul-vesile”, c. 2, en-nikah, mesele: 28; Sistani, “minhacusalihin”, c. 2, mesele: 28; tebrizi, “sıratun-necat”, c. 6, m. 948; defter: Vehid, “risalei danışcu”, ahkami nigah, s. 201.

[7] Fazıl, “cami’ul-meseil”, c. 1, soru: 708, Mekarım, “istiftaat”, c. 2, soru: 153-1023; Nuri, “istiftaat”, Tebrizi, “sıratun-necat”, c. 1, soru: 907; Safi, “cevamiu’l-ahkam”, c. 2, soru: 1696-1727; Hamene’i, “istiftaat”, soru: 618-559; “el-urvetu’l-vuska”, c. 1, mesele: 16 ve defter: Vehit ve Behcet,” risale’i danışcu”, ahkami nigah, s. 202.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Neden zamanın imamının (a.c) esenliği için dua ediyoruz?
    5414 Eski Kelam İlmi 2011/03/02
    Zamanın imamının (a.c) esenliği için dua etmek şerî buyruklardandır ve her ne kadar nedenini bilmesek de hikmet taşımaktadır. Aşağıdaki hususlar bu hikmetlerin bazı örnekleri olarak zikredilebilir: 1. O değerli şahsın varlığı için yapılan dua, onun esenliği için bir etkendir. Netice itibariyle her ...
  • Duyduğum kadarıyla İmam zaman (a.s)’ın gaybet’inin başlangıcı Medine’dir. Buna binaen Samara şehrinde bulunan serdap’ın (yani mahzenin) hakkında muteber öğretiler var mıdır?
    2978 امام مهدی عج 2020/01/20
  • Allah-u Teala, insanı hangi hedef için yaratmıştır?
    10627 Eski Kelam İlmi 2008/04/09
    Allah’ın yaratıcılık sıfatı, O’nun yaratmasını gerektirmektedir.Yaratılış düzeni, hikmet ve hedef üzere olan bir düzendir.Kâinatın ve varlıkların yaratılış hedefi insandır ve bütün her şey onun için yaratılmıştır. Yaratıcısının en üstün olduğu gibi o da mahlûkatın en üstünüdür.İnsanın yaratılış hedefi ne için olursa olsun, sonucu hiçbir şeye muhtaç olmayan ...
  • Masum İmamlar da iktidar savaşına girişirler miydi? Onlar da verasete dayalı iktidar mı istiyorlardı?
    5525 Eski Kelam İlmi 2012/03/04
    Birincisi, İmamların siretine baktığınızda Onların iktidar için savaşım vermediklerini gördüğümüz gibi asla iktidar peşinde olmadıklarını da görmekteyiz. Bazı zamanlar haklarını savundularsa bunun nedeni görevlerini yerine getirmek içindi. İmam Ali’nin (a.s) ‘Beni bırakın ve başkalarının yanına gidin.’ sözü bu iddiaya en güzel delildir. İkincisi, başkalarından daha üstün ...
  • Acaba İran'da idam cezasının kaldırılmasına ve işkencenin yasaklanmasına dair ümit var mıdır?
    7952 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/06/14
    İdam cezasının ve hadler türünden olan diğer cezaların kaynağı kuranı kerim ve rivayetlerdir. Onları kâmil bir şekilde ilga etmek imkânsızdır. Kısas ile ilişkin had eğer diye sahibi olan kişi tarafından bağışlanırsa veya diğer cezai konularda eğer İslam hükümeti tarafından bazı maslahatlar fark edilirse daha ...
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    5529 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...
  • Kafir neden necistir? Kafirin necis olduğunu söylemek onun şahsiyetine hakaret değil midir?
    14900 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/28
    Küfür sözcüğü Arapça olup lügatte ‘Örtmek’ manasına gelmektedir.Büyük Şii fakihleri, Allah’ın birliğini inkar eden, şirk koşan vb. gibi inançları olanların kafir olduğunu söylüyorlar. Kafirlerin necis olduklarının delili ‘Müşrikler kesinlikle necistir (pisliktir)’ ayetidir.Şii fakihler, kafirlerin necis oldukları konusunda neredeyse görüş birliği içindedirler. Ama bazı ...
  • İmam Hüseyin’e (a.s) neden Sarallah denmektedir?
    20042 Teorik Ahlak 2011/12/20
    Sar, hem intikam almak hem de kan demektir. Birinci manaya göre İmam Hüseyin’e (a.s) Sarallah denmesinin nedeni Allah’ın Onun kanının velisi ve intikam alıcısı olmasından dolayıdır.Ama Sarallah’ın, ‘Allah’ın kanı’ manasına geldiğini söylersek bunun nedeni aşağıdaki şıklardan biridir:
  • Diğer namazlar sesli kılındığı halde öğle ve ikindi namazları neden sessiz kılınmaktadır?
    166700 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/07/13
    Bu iki namazın sessiz kılınmasının asıl delili Allah Resulünün (s.a.a) sünnetidir. Zira Resulullah (s.a.a) namazlarını bu şekilde kılmıştır. Allah Teala’da Onu (s.a.a) bizlere bir örnek tayin etmiştir. Peygamberimiz (s.a.a) ‘Ben nasıl namaz kılıyorsam öyle namaz kılın’ diye buyurduğundan bizde namazlarımızı Onun (s.a.a) gibi kılıyoruz. Bu konu için başka delillerde ...
  • Kadının sebebî mahremleri kimlerdir?
    8055 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/01/17
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...

En Çok Okunanlar