Gelişmiş Arama
Ziyaret
10442
Güncellenme Tarihi: 2010/05/08
Soru Özeti
Şiilerin arasında Hz. Âdem’in (a.s) müminlerin önderi Ali’nin (a.s) elleriyle yaratıldığına dair bir inanç var mıdır?
Soru
Bir rivayette Hz. Ali’nin (a.s) Hz. Âdem’i kendi elleriyle yarattığı ve tüm insanların da buna inandığı belirtilmektedir. Lakin ben bu hadisin muteber olmadığını yeni öğrendim. Bundan dolayı neden halk böyle bir inanç taşımaktadır? Lütfen bu hadisi kimin naklettiğini belirtir misiniz? Bu hadisi nakleden şahıs güvenilir midir, değil midir?
Kısa Cevap

Eğer bir kimse Müminlerin Önderinin bağımsız olarak Hz. Âdem’i (a.s) yarattığına inanırsa, bu inanç Kur’an-ı Kerim’in aksi doğrultusundadır ve Rabbe şirk koşmak sayılır. Hz Âdem’in(a.s) Müminlerin Önderinin (a.s) maddi cismi tarafından yaratılması da mevcut gerçekler ile bağdaşmamaktadır; zira bu maddi cisim Hz. Âdem’den (a.s) sonra dünyaya gelmiş ve bu açıdan İmam Ali (a.s) Âdem’in (a.s) evlatlarından biri sayılmaktadır. Elbette yüce Allah bazen varlıkların yaratılmasını vasıtalar aracılığıyla gerçekleştirir ve öte taraftan masumların nurunun Hz. Âdem’in (a.s) yaratılmasından önce var olduğunu belirten bir takım hadisler mevcuttur. Bu hususlara binaen, Hz. Âdem’i (a.s) bu büyük şahsiyetlerin nuru tarafından yaratılması bir şirk inanç sayılmaz ve İslam’ın ilk usullerine ters addedilmez. Elbette böyle bir inanç Şii düşüncesinin zorunluluklarından değildir ve bu konu hakkında daha fazla bir inceleme yapılmalıdır.

Ayrıntılı Cevap

Kesin olan husus, Kur’an-ı Kerim’in bir ayeti esasınca yüce Allah’ın kendi elleriyle Hz. Âdem’i (a.s) yaratmış olduğu hususunun açıkça belirtilmesidir.[1] Bu Kur’an ayeti ve ayetteki mevcut muhteva tüm Şii düşünür ve müfessirlerin kabul ettiği ve hiçbir şek ve şüphenin bulunmadığı bir husustur. Öte taraftan rivayetler üzerinde yapılan kısa bir araştırma sonucunda sizin sorunuzdaki metin ile tam olarak bağdaşan bir hadise rastlanmadı. Eğer gelecekte böyle bir rivayete rastlarsak onun senedi hakkında düşüncelerimizi ifade ederiz. Siz de eğer belirttiğiniz rivayetin Arapça metninin bir bölümünü yanınızda bulunduruyorsanız, daha kâmil bir cevap verebilmemiz için onu bize gönderin. Bununla birlikte genel bir bakış açısıyla ve diğer ayet ve rivayetleri inceleyerek şöyle söylemeliyiz: Belirtilen öncüllere binaen, Hz. Âdem’in (a.s) topraktan cisminin imamların nuru tarafından yaratılması, halkın zihnine gelen tarz dışında vuku bulmuş olması imkân dâhilindedir ve bu işaret edilen ayet ile de bir çelişki arz etmez. Lütfen aşağıdaki öncüllere dikkat ediniz:

1. Şia ve birçok Ehlisünnet mensubunun inancına göre yüce Allah bir cisme sahip değildir. Dolayısıyla O’nun cüzleri olamaz ve O diğer varlıklar gibi tasavvur edilemez. Bu yüzden zahirde yüz[2], el[3], ayak[4], göz[5] ve kulak[6] gibi maddi cüzleri Allah için yansıtan ayetler, bilgi, kudret ve varlık gibi batini manalar ile tefsir ve tevil edilir. Bu yüzden âlemin yüce Allah’ın eliyle yaratılması, O’nun görülebilir bir ele sahip olduğu ve elleriyle Hz. Âdem’i (a.s) yarattığı manasına gelmez. Aksine bunun tefsiri, Allah’ın kudret elinin Hz. Âdem’i (a.s) yarattığıdır. 

2. Birçok yerde yüce Allah zahirde insanların eliyle gerçekleşen bazı işleri kendine isnat etmekte ve örnek sıfatıyla gemileri sizin hizmetinize veren O’dur[7] diye buyurmaktadır. Oysaki biz bu gemilerin zahirde bizzat insanların eliyle yapıldığını bilmekteyiz! Elbette insanların kudreti yüce Allah’ın kudretinin bir parçası olması hasebiyle, böyle bir isnat ve nispeti anlamak zor değildir. Başka bir ifadeyle, insan ve yaptığı tüm şeyler Allah’ın yaratığıdır.[8]

3. Bazı rivayetler esasınca, imamların nurunun yaratılması Hz. Adem’in (a.s) yaratılmasından öncedir. Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyuruyor: “Adem su ve toprak arasındayken ben vardım.”[9] Bu rivayetin bir benzeri Müminlerin Önderinin (a.s) imametinin Adem’in (a.s) yaratılmasından önce oluşu hakkında da mevcuttur.[10] Bu konuyu değişik tabirlerle belirten başka rivayetler de mevcuttur.

4. Kuşkusuz Müminlerin Önderinin (a.s) kutsal varlığı, ilahi kudretin göstergelerinden biridir ve bu yüzden ona “Yedullah” veya Allah’ın eli denmiştir. İmam Ali (a.s) bir rivayette şöyle buyurmaktadır: “Ben Allah’ın gözü, eli, yanı ve ona ulaşma yoluyum.”[11]

Hz. Âdem’in (a.s) İmam Ali’nin (a.s) eliyle yaratıldığına dair bir inanç var ise, yukarıdaki hususları göz önünde bulundurarak bunun manası şudur: Allah, Âdem’in (a.s) toprak cismini kudretinin tecellilerinden birinin yoluyla, yani önceden yaratılmış Müminlerin Önderinin (a.s) nuru vasıtasıyla yaratmıştır. Hz. Ali’nin (a.s) maddi cisminin bağımsız olarak böyle bir şeyi gerçekleştirdiği söz konusu değildir. Bu inanç belirttiğiniz şekilde toplum arasında yaygın değildir, lakin böyle bir inanç var olsa bile yukarıda belirtilen hususlar esasınca İslam’da kabul edilmiş ilk usulleriyle çelişmez ve buna inanan kimseler müşrik ve kâfir sayılmazlar. Bununla birlikte, Hz. Adem’in (a.s) Müminlerin Önderinin (a.s) eliyle yaratıldığına inanmak Şii düşüncesinde inkar edilmesi imkansız konulardan sayılmaz ve bu hususta daha fazla araştırma ve incelemelerde bulunulabilir. Son olarak eğer sorunuzdaki mevcut hadisin Arapça metnini bize gönderirseniz memnun oluruz.  

 


[1] Sad Suresi, 75. ayet: “قالَ يا إِبْليسُ ما مَنَعَكَ أَنْ تَسْجُدَ لِما خَلَقْتُ بِيَدَيَّ أَسْتَكْبَرْتَ أَمْ كُنْتَ مِنَ الْعالين”.

[2]Kasas Suresi, 88. ayet: “كُلُّ شَيْ‏ءٍ هالِكٌ إِلاَّ وَجْهَه”.

[3] Maide Suresi, 64. ayet: “بَلْ يَداهُ مَبْسُوطَتان”; Feth Suresi, 10. ayet: “يَدُ اللَّهِ فَوْقَ أَيْديهِم”.

[4]Kalem Suresi, 42. Ayet: “يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ ساق”.

[5]Taha Suresi, 39. Ayet: “يَدُ اللَّهِ فَوْقَ أَيْديهِم”.

[6]A’li İmran Suresi, 181. ayet; Mücadele Suresi, 1. ayet: “لَقَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّذين”.

[7]İbrahim Suresi, 32. ayet: “وَ سَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ”.

[8]SaffatSuresi, 96. ayet: “وَ اللَّهُ خَلَقَكُمْ وَ ما تَعْمَلُون”.

[9]İhsai, İbniebi Cumhur, Avaliyu’lLeali, c. 4, s. 121, hadis 200, İntişaratıSeyyidu’şŞuheda, Kum, 1405 h.k.

[10]a.g.e, s. 124, hadis 208 “كنت وصيا و آدم بين الماء و الطين”.

[11]Kuleyni, Muhammed bin Yakup, Kafi, c. 1, s. 145, hadis 8, Daru’lKutubu’l İslamiye, Tahran, 1365 h.ş.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hatim merasimi ve mezarlığa çocukları götürmenin bir keraheti var mıdır?
    24562 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Çocukları dinsel meclis ve merasimlere ve de mescide veya Muharrem ayındaki matem merasimlerine götürmek veyahut bayram namazı ve dinsel bayramlara katılmasını sağlamak kendilerinin dinsel duygularının gelişmesi için çok önemlidir. Ergin gençleri hatim merasimi ve mezarlığa götürmek hakkında ise, rivayetlerde ve fıkhi kitaplarda yaptığımız inceleme neticesinde bu işin ...
  • Akika kurbanının şartları ve sünnetleri nelerdir?
    9489 Pratik Ahlak 2019/11/10
    Akika: Yeni doğan çocuğun doğumunun yedinci günü belalardan korunması için bir koyunun veya kurban etmeye salahiyeti olan bir hayvanın kurban edilmesidir.Kurban kesmek yerine para bağışlanması akika yerine geçmez. Münasip olan kız çocuğuna dişi, erkek çocuğuna ise erkek koyunun kurban edilmesidir. Eğer mümkün değilse dişi ...
  • İranlıların matem, şenlik ve dini bayramlardaki gelenekleri neden diğer Müslümanlarla ve hatta diğer Şiilerle farklıdır?
    8187 Eski Kelam İlmi 2009/07/11
    Dini kutlamalar için genel kurallar olmasının yanı sıra ancak mukaddes İslam dininin görüş belirtmediği yerlerde her bölge örf ve adetlerine göre bu merasimleri yerine getirilebilir. Başka bir deyişle dinin önem verdiği şey örneğin İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimlerinin düzenlenmesidir. Ama bunun yapılma şekli halkın kendisine bırakılmıştır. ...
  • Mastürbasyonun evlilikten farkı nedir?
    18619 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/08
    Mastürbasyon insanın ihtiyacını gerçek şekilde gidermez ve sahte bir doyumdur. İnsanın şehvanî ihtiyacı sadece meninin çıkmasıyla giderilmez. Bunun aşk, duygu, yakınlık ve sevgi ile beraber olması gerekir. Bu nedenle bu fiili işleyenler içlerinde eksiklik hissederler. Bu da cismanî ve ruhî hastalıkları peşinden getirebilir. Ama evlilik şehvanî ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    53679 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Dinî ilimleri öğrenmenin önemi nedir?
    16342 Pratik Ahlak 2011/05/21
    Öğrenmek bazen amel ve yükümlülüğü yerine getirmek için ve bazen de başkalarını eğitmek ve yetiştirmek içindir. Birinci kısım genel bir sınıflandırmayla iki bölüme ayrılmaktadır: Birinci bölüm tüm Müslümanlar ile ilgili hükümler olup özel bir iş, uzmanlık ve cinsiyetle bağlantılı değildir. İlk etapta tüm yükümlüler ile ilgilidir. Namaz, oruç ve ...
  • Hamd suresinden sonra Elhamdülillah Rabbi’l-Alemin söylemek sadece tabi olanlar için mi müstehaptır, yoksa cemaat imamı için de müstehap mıdır?
    7350 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Hz. Ayetullah Uzma Hamaney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu:Tabi olanlar için müstehaptır.  Hz. Ayetullah Uzma Sistani’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Namazda müstehap olan şey, imamın arkasında namaz kılan fertlerin imamın Hamd suresini okumasının ardından Elhamdülillah Rabbi’l-Alemin cümlesini söylemesi ve namazda tevhid suresini şahsen okuyan kimsenin de ”kezalik Allah” ...
  • Küfe mescidinin amellerinin çokluğu göz önüne alındığında kimi kafilelerin çeşitli makamların amellerini bir mekanda yerine getirmeleri doğru mudur? Böyle yaptıklarında tam sevap alabilirler mi?
    9026 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/10
    Küfe ve Sehle mescidlerindeki amellerin faziletleri hakkındaki rivayetlere baktığımızda Masum İmamlardan (a.s) bu mescitlerin bütün amellerinin bir arada yapılmasına dair bir emir gelmemiştir. Bir sahabesine bir dua ve namaz öğretirken, bir başkasına başka bir namaz ve dua öğretmiştir. Bu yüzden ziyaretçileri mescitlerin tüm amellerini yerine getirmek veya ...
  • Eğer idrar sonrası istibra yapılıp abdest alınırsa ve daha sonrasında bir damla idrar gelirse hükmü nedir?
    8890 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/08/06
     Ayetullah uzma Hamaney’in bürosu:Eğer gelen sıvının idrar olduğuna eminseniz abdest batıldır ve o bölge necis olmuştur. Eğer idrar olduğuna emin değilseniz taharete hükmedilir ve abdesti bozmaz.Ayetullah uzma Sistani’nin bürosu:Eğer idrar olduğundan şüpheniz varsa taharete hükmedilir.Ayetullah ...
  • Kendimizi yetiştirmeye ve nefsimizi arındırmaya nereden başlamalıyız?
    11343 Pratik Ahlak 2010/05/06
    Tezkiye, nefsi arındırmak ve temizlemek anlamına gelmektedir. Kur’an-ı Kerim’de nefsi arındırmanın önemi hakkında birçok ayet bulunmaktadır. Ama şu bilinmelidir ki; nefsi arındırmaya başlama noktası her insana göre değişir. İslam’ı henüz kabul etmemiş birisinin nefsi temizlemeye başlayacağı ilk aşama, İslam’ı kabul etmesidir. Müminler için ilk basamak, ...

En Çok Okunanlar